BİREYSEL NLP ÇALIŞMASI
(Temel Dönüşüm Programı)
(Temel Dönüşüm Programı)
"Eğer cevabınız 85 ve üzerinde değilse ve hayatınızda o anda bir sürü sıkıntı, sorun ve eksiklik olsa bile, "her şeye rağmen çok mutluyum ve huzurluyum” değilse, o zaman birlikte yapacağımız "Bireysel NLP ile Derin Dönüşüm" çalışmasından siz de mutlaka fayda sağlarsınız!
"Aslına bakarsanız, sokakta yürüyen 100 kişiyi çevirseniz ve bu soruyu onlara da sorsanız, belki % 95'ı "her şeye rağmen çok mutluyum ve huzurluyum" cevabını veremeyecektir. Yani aslında NLP Derin Dönüşüm Çalışması ile hemen hemen herkese derinden katkı sağlayabilecek bir mekanizmanın var oldluğundan bahsediyoruz. Ancak asıl sorun NLP'nin katkı sağlayıp sağlayamaması değildir. Asıl sorun, insanların kendileriyle ilgili bir değişimi isteyip istememeleri ve kendileriyle ilgili farkındalıklarının olup olmamasıdır. Çünkü çoğu insan, NLP'den derin bir şekilde fayda sağlayabilecek olsa bile, sorunu kendisi ile ilgili değil başkaları ile ilgili görme eğilimindedir. Başkalarını ve dış dünyayı değiştirerek çözüm getirmek ister. Sorun, kişinin kendisinde derin değişim yapılıp yapılamaması, sorunun bu yöntemle çözülüp çözülememesi değil, asıl önemli husus kişinin değişimi isteyip istememektir. Nitekim çoğu insan, kendilerinde değişim ve dönüşüm için çalışmaya ve bakış açılarını farklılaştırmaya zaten niyetli değildir. Böyle olunca da, o kişilerle, bu düşünce ve farkındalık seviyesi hüküm sürdüğü sürece çalışma yapılması uygun değildir. NLP işbirliği içinde yapılan bir çalışmadır ve bir taraf işbirliğine açık değilse, çalışma yetersiz kalır. Aslında kişinin isteğinin olmaması, onun bilinçaltının da bir anlamda değime kapalı olduğunun bir göstergesidir. Bilinçaltı son derece güçlüdür ve değişim yapmaya eğer niyeti yoksa zorla sonuç almak hiç de kolay değildir. Değişimler bilinçaltı ile savaşarak değil, onunla işbirliği yapılarak elde edilir. Bunun yolu da çalışılacak kişinin aktif olarak NLP ile çalışma yapma niyetine ve kendini dönüştürme arzusuna sahip olması halinde mümkündür.
"Çünkü mutluluk bir bakış açısı meselesidir. Bakış açısı ise %90-95 oranında bilinçaltında yer alan ve çoğunluğu çocuklukta yerleşmiş zihin programları ile ilgilidir. Bunlarda değişim olmadığında ne kadar uğraşsak, ne kadar istesek ve ne kadar şartlarımız değişse de, yine de eski bakış açımızı tekrarlayıp dururuz. Köklü değişiklikler yapamayız. Sonuçta bakış açımız, bilinçli ama çoğu da (% 95) bilinçaltı tercihlerimiz ışığında şekillenen süreçlerdir ve bu bakış açımız ışığında tercihlerimizi, davranışlarımızı tekrar eder dururuz ve sonuç olarak hayatımız benzer döngülerin tekrar edip durduğu bir film şeridi haline gelir.
_ IŞIL MUSLUER